World Wide Web ( WWW ) Nedir?
Kısaca Web; Internet'in en çok kullanılan alanı. Şöyle düşünün: Elinizde yazı, resim, grafik, hatta müzik, video, animasyon gibi öğelerden oluşan bilgiler var. Bunları uygun bir şekilde bir araya getirip, başkalarıyla - hem de milyonlarca kişiyle - paylaşmak istiyorsunuz. Takdir edersiniz ki, bu malzemeleri dosyalayıp, çoğaltıp, adresini bilmediğiniz kişilere ulaştırmanız mümkün değil. Peki ya bunları tek bir yere koysak, isteyen gelip kendisi izlese nasıl olur? İşte Web'in mantığı budur. Bilgisayarlardaki bu işe özel yazılımlar (Web tasarım yazılımları) ve bunlarda kullanılabilecek özel formatlar sayesinde bu öğeleri bilgisayarda görüntülenebilecek sayfalar halinde düzenleyebilirsiniz. Tabii, düzenlemekle iş bitmiyor, bunları herkesin ulaşabileceği bilgisayarların, yani Internet'e sürekli bağlı Web sunucularının üzerine koyup, kullanıcının bu sayfalara erişmesini sağlayacak bir adrese atamalısınız. Tabii, bu iş yeni başlayanların görevi değil, biz şimdilik Web sayfalarının ne işe yaradığını ve zaten Internet'e konmuş Web sayfalarına bağlanacağımızı öğrenelim.

Tüm dünyada firmalar, kuruluşlar, resmi veya özel kurumlar, yayıncılar, hatta bu işi hobi veya zevk olarak yapan veya sadece başkalarına yardımcı olmak isteyen amatörler, Web sayfaları düzenleyip bunları bir Web sunucusu üzerinden yayınlıyor. Dünyada birkaç sayfalık amatör sitelerden on binlerce sayfalık mega sitelere kadar milyonlarca Web sitesi bulunuyor. Her bir sitenin, her bir sunucunun bir "Web adresi" var. İşte Internet'e bağlandığımızda, bu Web sayfalarını görüntülemeye yarayan, Web tarayıcı (Web browser) adını verdiğimiz yazılımlara bu Web adreslerini yazıp o sayfaları ve üzerindeki öğeleri izleyebiliriz.

World Wide Web'e bağlanmak için Microsoft Internet Explorer veya Netscape Communicator gibi Internet paketlerini kullanmanız yeterli.
URL Nedir?
Web adreslerinin resmi ismi URL'dir (Uniform Resource Locator). İngilizce'den bire bir çevirirsek "Standart Kaynak Bulucu" pek anlam ifade etmeyebilir ama, bu adresler sayesinde aradığınız Web sayfalarını bulursunuz diyebiliriz. Her Web sayfası sadece kendine ait bir URL'ye sahiptir. Örneğin http://www.bilisimterimleri.com/content.htm bir URL'dir.
Bu URL üç bölümden oluşur. Soldan sağa okursak:

1) Protokol (http://, ftp://, news: vb.);
2) Alan adı (protokolden, ondan sonraki bölü işaretine kadar olan kısım; www.bilisimterimleri.com gibi);
3) Ve dosya yolu (ilk bölü işaretinden sonraki kısım).

Şimdi şu adrese bakalım:
http://www.bilisimterimleri.com/universite/ozel/content.htm

Baştaki http:// bize bunun World Wide Web'de yer alan bir HyperText dosyası olduğunu söyler. www.superonline.com alan adının sonundaki com, bu sitenin ticari bir site olduğunu gösterir. (Bazı adreslerin sonunda tr, uk, jp gibi ülke kodları da görebilirsiniz.) Dosya yolundaki content.html, Web tarayıcınızda, yani ekranda görüntülenecek dosyayı, /universite/ozel/ ise content.html dosyasının bu sunucuda hangi klasörde bulunduğunu belirler.

Burada bir noktayı belirtmek gerekirse, çoğu Internet yazılımında protokolü elle yazmanıza gerek yoktur. Örneğin Internet Explorer ve Netscape Communicator'de Web sitelerinin adreslerinin başına "http://" eklemenize, CuteFTP programında "ftp://" eklemenize, veya Outlook Express ve Netscape Messenger'da "news:" eklemenize gerek yoktur; program bunu otomatik ekler.
Solucanlar ve diğer virüsler nasıl yayılır?
Hemen tüm virüsler ve pek çok solucan, bulaştıkları bir programı açmadığınız veya çalıştırmadığınız sürece yayılamaz.
En tehlikeli virüslerin birçoğu temel olarak e-posta ekleri (bir e-posta iletisiyle gönderilen dosyalar) yoluyla yayılmıştır. E-postanızın bir ek içerip içermediğini genellikle anlayabilirsiniz, çünkü size eki ve adını temsil eden bir ataç simgesi ile gösterilir. Fotoğraflar, Microsoft Word ile yazılmış mektuplar ve hatta Excel elektronik tabloları, e-posta ile her gün alıyor olabileceğiniz dosya türlerinden bazılarıdır. Bir virüs, bulaştığı dosya ekini açtığınızda harekete geçer (bir eki açmak için genellikle ek simgesini çift tıklatırsınız).
İpucu: Eki bekliyor ve ekteki dosyanın tam olarak içeriğini biliyor olmadıkça bir e-postanın ekindeki herhangi bir şeyi açmayın.
Tanımadığınız birinden eki olan bir e-posta alırsanız hemen silin. Ne yazık ki, bazen tanıdığınız kişilerden gelen ekleri açmak da güvenli değildir. Virüs ve solucanların, e-posta programlarından bilgi çalma ve kendilerini adres defterinde listelenen herkese gönderme becerileri vardır. Dolayısıyla, birinden anlamadığınız bir ileti veya beklemediğiniz bir dosya içeren bir e-posta alırsanız, eki açmadan önce her zaman bu kişiyle bağlantıya geçin ve ekin içeriğini doğrulatın.
Diğer virüsler Internet'ten yüklediğiniz programlar, arkadaşlarınızdan ödünç aldığınız virüslü bilgisayar diskleri veya bir mağazadan satın aldığınız programlar yoluyla yayılabilir. Bunlar, virüs kapmanın az rastlanan yollarıdır. Çoğu kişi, bilinmeyen e-posta eklerini açıp çalıştırdıklarında virüs kapar.
MMS Nedir?
Multimedya mesaj yani MMS teknolojisi sayesinde metnin içerisine resim, müzik ve video dosyaları eklemek mümkün. MMS'in SMS (kısa mesaj) teknolojisine göre en belirgin ve ilgi çekici farkı metinle sınırlı kalmaması. MMS'le dijital kameralardan çekilen veya herhangi bir yolla telefona aktarılan resimler, aynı kalitede gönderilebiliyor. Bunun yanı sıra MMS mesajlara ses ve video eklenebilmesi de mümkün. MMS uyumlu telefonlar multimedya mesajlara ulaşmanın tek yolu değil. Kullanıcılar kendilerine gönderilen MMS mesajlarını internet üzerinden görebiliyor. Örneğin arkadaşınıza o gün katıldığınız geziden çektiğiniz resimleri anında gönderdiniz. Telefonu MMS uyumlu değilse, işte bu noktada MMS - C devreye giriyor ve arkadaşınıza normal bir SMS atarak uyarıda bulunuyor. Ve gönderdiğiniz içeriğe ulaşacağınız internet adresini veriyor.

SMS Nedir?
SMS (Short Message Service), mobil telefonlar aracılığıyla düz metinden oluşan kısa mesajların gönderilip alınabilmesi özelliğidir. Mesaj metni harfler, rakamlar ve alfanümerik karakterler içerebilir. Kısa mesajlar maksimum 160 karakter uzunluğunda olabilir. Gelişmiş mesajlaşma olarak adlandırılan EMS teknolojisi ile de 640 karaktere kadar mesaj gönderebilmek mümkün.

WAP Nedir? Wireless Application Protocol
WAP (Wireless Application Protocol) kablosuz iletişim için geliştirilmiş, lisansa bağlı olmaksızın kullanılabilecek, cihazlar arasındaki eş güdümü sağlamak üzere geliştirilen bir standarttır. Bu protokol sayesinde, ileri telekomunikasyon servisleri yaratmak ve cep telefonlarından internet sayfalarına ulaşmak mümkündür. WAP protokolü bir endüstri standardı olarak üreticilerin büyük çoğunluğu tarafından desteklenmektedir.

GPRS Nedir ?
GPRS, GSM ve TDMA ağları için geliştirilmiş olan paket temelli veri taşıyıcı bir servistir. GPRS yüksek hızlarda (Saniyede 115 kilobit) kablosuz internet ve diğer veri iletişimine olanak sağlar. GPRS teknolojisi, kullanıcıya yüksek hızlı bir erişimin yanı sıra, bağlantı süresine göre değil gerçekleştirilen veri alışveriş miktarına göre ücretlendirilen ucuz iletişim olanağı da sağlar. Bu yönüyle GPRS, "sürekli bağlantı halinde" olma imkanının gerçekleşmesi yolunda atılmış çok önemli bir adımdır.

MMS Nedir?
Multimedya mesaj yani MMS teknolojisi sayesinde metnin içerisine resim, müzik ve video dosyaları eklemek mümkün. MMS'in SMS (kısa mesaj) teknolojisine göre en belirgin ve ilgi çekici farkı metinle sınırlı kalmaması. MMS'le dijital kameralardan çekilen veya herhangi bir yolla telefona aktarılan resimler, aynı kalitede gönderilebiliyor. Bunun yanı sıra MMS mesajlara ses ve video eklenebilmesi de mümkün. MMS uyumlu telefonlar multimedya mesajlara ulaşmanın tek yolu değil. Kullanıcılar kendilerine gönderilen MMS mesajlarını internet üzerinden görebiliyor. Örneğin arkadaşınıza o gün katıldığınız geziden çektiğiniz resimleri anında gönderdiniz. Telefonu MMS uyumlu değilse, işte bu noktada MMS - C devreye giriyor ve arkadaşınıza normal bir SMS atarak uyarıda bulunuyor. Ve gönderdiğiniz içeriğe ulaşacağınız internet adresini veriyor.

Arama Motoru Nedir?
Internet'te milyonlarca Web sayfası içinde aradığınız bir bilgiyi bulmanın zor olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Bu işlemi kolaylaştırmak için çok hızlı ve çok yüksek kapasiteli sunucularla Web sayfalarındaki metinleri endeksleyen servisler (Web siteleri) bulunur. Bunların arama dizini (directory), arama motoru (search engine) veya metasearch gibi farklı türleri olabilir.Arama dizini bilgileri kategoriler halinde sıralar, seçme bilgiler vardır, site sahiplerinin gönderdiği özet bilgi içinde arama yapılır. Arama motoru aradığınız sözcükleri içermesi koşuluyla her tür siteyi karşınıza getirir. Metasearch, birden fazla arama motorunda arama yapan sitelere verilen addır.
Aynı anda arama dizini ve arama motoru olan siteler arasında en bilinen örnek Google, AltaVista ve Yahoo!'dur. Bu arama sayfalarında, Arama (Search) satırına istediğiniz bilgileri bulmakta kullanacağınız kilit sözcükleri girerek Search (Ara) düğmesine tıklarsınız; bu sözcüklerin geçtiği Web sitelerinin adresleri liste halinde ekrana gelir. Ancak bu arama motorları da karşınıza bu sözcüklerin geçtiği binlerce sayfa getirebilir.
Arama Motorları Tavsiyeleri, İpuçları

Frame kullanan siteler arama motorları tarafından doğru indekslenmeyebilirler. Çünkü arama motorları sitenizi en eski browsera sahip bir insanın gördüğü gibi görür. Bu yüzden de sitenizi doğru görüntüleyemez.

Bu yüzdendir ki bazen arama motoru sonuçlarında açıklama kısmında “Frame destekleyen bir browsera ihtiyacınız var” şeklinde bir yazı görürsünüz.

Bunun önüne geçebilmek için yukarıda yazan mesajı değiştirmek gerekir. Bu mesaj sitenizin noframes taginde bulunur. Bu mesaj yerine sitenizin başlığını ve sitenizi açıklayan iki paragraflık bir yazı yazıp sitenizin linklerinin bulunduğu sayfanıza bir link verirseniz işiniz kolaylaşacaktır. Çünkü sitenizi tarayan spider bunu görecek ve artık “frame destekleyen ...” cümlesi yerine sizin buraya yazdığınız açıklamayı göstermekle kalmayıp verdiğiniz link sayesinde de bütün sitenizi dolaşabilecektir.

Ama buna rağmen sitenizi doğru indeksleyen arama motoru ne yazık ki sonuçlarda sitenizi bir frame yapısı içinde görüntülemez. Bunun yerine arama sonuçlarında sitenizdeki sayfaları frame dışında bireysel sayfalar olarak gösterir. Bunu engellemek için de her sayfanızın altına anasayfa yazarak anasayfanıza bir link verir ve bunun target kısmını da “_top” olarak ayarlarsanız buna basan insanlar sitenizi düzgün frameli görüntüsü ile görüntüleyebilirler. Eğer “_top” targetını vermezseniz, linke tıklandığında halihazırda bulunan sayfa içinde anasayfanız frame olarak açılır ve bu da isteyebileceğiniz bir şey olmasa gerek.

Diğer Büyük Arama Motorları

Msn Search: Kendi bünyesinde bulunan editörler aranan kelimelere bakarak interneti dolaşır ve en iyi siteleri dizine eklerler ve bunu da arama sonuçlarında tavsiye edilen siteler olarak görüntülerler. Editörler bir arama motoru yükünün altından bu şekilde kalkamayacaklarından bahsi geçen sonuçların altında(ki o sonuçlar oldukça azdır) Birincil sonuçları Looksmart, ikincil sonuçları ise Inktomi’den alır. Bu yüzden sözü geçen bu iki arama motoruna kayıt olmak sitenizin Msn Search içinde de bulunmasını sağlar.

Lycos:
Birincil sonuçları Dmoz, İkincil sonuçları AlltheWeb’den alır. Dolayısıyla iki dizine katılmanız Lycos aramalarında da çıkmanızı sağlar.

Ask Jeeves: İlk kurulduğunda aranan kelimelere bakan 100 editör interneti dolaşır ve insanların faydalanacağı en iyi sitelerin sonuçlarda görüntülenmesini sağlarlardı. Bu da ona büyük bir güvenilirlik kazandırdı. Zaten ask.com domainini almalarının amacı da buydu. Siz onlara bir soru soracaksınız onlar da bir arkadaşınıza sormuşsunuz gibi sonuçları görüntüleyeceklerdi. Ama bu çok zahmetli bir işti. Bu yüzden son yıllarda editör sayılarını 10’a indirdiler. Hala editör tavsiyelerini görüntülüyorlar ama bunun yanında İkincil sonuçları gene kendilerinin sahibi olduğu Teoma’dan alıyorlar. Dolayısıyla Teoma’ya girdiğiniz anda Ask Jeeves aramalarında da görüntülendiniz demektir.

Aol Search:
Birincil ve dizin sonuçları Google tarafından sağlanır. Bu yüzden Google’a kayıtlıysanız aynı sıralamanızda Aol Search’de de görüntülenirsiniz.

Wisenut: Looksmart tarafından alınan bir crawlerdır. Çok fazla sayıda site indekslemesi ile dikkatleri çekmiştir. Manuel site ekleme özelliği olmasa da crawlerların doğal özelliği olan interneti dolaşıp site ekleme özelliği sayesinde sitenizi kendisi bulabilir.

Hotbot: Birincil sonuçlar Inktomi, dizin sonuçları ise Dmoz’dan gelir. Bu iki arama motorundan birine kayıt olmanız listelenmeniz için yeterlidir.

Netscape Search: Birincil ve dizin sonuçlarını Google’dan aldığından Google tarafından indekslendiyseniz siteniz aynı sıralamada burada görünür.

Crawler Sayfaları


Crawlerlar genellikle sitenize girdiğinde verdiğiniz linkleri takip ederler. Ama bazı özel durumlarda bir sayfanın yanlış dizaynı nedeniyle takılır ya da yanlış site içi link oluşumu nedeniyle ilerleyemez. Bu durum sitenizdeki birçok sayfanın arama motorları tarafından indekslenmemesine neden olur. Bunun önüne geçebilmek için bir crawler sayfası yapabilirsiniz. Crawler sayfaları oluşturmak illegal bir şey olmadığı gibi crawlerlara da sitenizi taramada yardımcı olurlar. Birçok haber sitesi arama motorlarının sitelerini doğru indekslemesi için crawler sayfaları oluştururlar.

Bir crawler sayfası basit olarak boş bir sayfadan sitenizde bulunan tüm sayfalara link vermek anlamına gelir. Bu sayede bu sayfaya ulaşan spider, rahatlıkla sitenizdeki tüm sayfaları tarayabilir. Bu crawler sayfasına da anasayfanızdan link rengi belirtmeden ve aynı font rengiyle bir kelimeye bu adresi yazarak yapabilirsiniz. Böylece ziyaretçileriniz değil sadece spiderlar bu sayfayı görmüş olur.

Arama Motorları
Internet üzerinde bir milyar Web sayfasının bulunduğu tahmin ediliyor (form doldurularak girilen, şifreli vs. sayfalar hariç). Hal böyleyken, aradığınız şeylere ulaşmak için sörf yapmakla zaman kaybetmemelisiniz. Arama motorları ve rehber servislerinden faydalanmalısınız. Arama motorları, girdiğiniz kelimelerin hangi Web sayfalarında geçtiğini bulup, adreslerini karşınıza getiren servislerdir. Hangi kelimelerin hangi sayfalarda geçtiği, Web'de dolaşan otomatik programlar tarafından önceden kayıtlara geçirilmiştir ve bu işlem sürekli olarak yapılmaktadır. Eğer özel bir bilgi arıyorsanız veya kolay kategorize edilemeyen konuları araştırıyorsanız, arama motorları en iyi yardımcınız olacaktır.

Rehber servisleri 
Rehber servisleri ise, Web sitelerini kategorilere ayırarak sınıflandırır. Bu işlem genellikle insanlar (servisin editörleri) tarafından gerçekleştirilir. Müzik, bilgisayar, otomobil, spor… gibi genel konulardaki sayfalara ulaşmak istiyorsanız, rehber servislerle işe başlamanız uygun olacaktır. Aradığınızı bulana kadar alt kategorilerin bağlantılarına (linklerine) tıklamanız yeterlidir. Rehber servislerinde de kelime aratabilirsiniz, ama sadece kayıtlı sayfaların tanımları içindeki kelimeler araştırılacaktır.
Aslında, arama motoru ve rehber servislerini net bir çizgiyle ayırmak zor. Bazı servisler diğerleriyle bağlantılı olarak çalışıyor ve iki özelliği birden taşıyor. Ayrıca pek çok servis "portal" özelliğinde, yani kişiselleştirilebilir ek hizmetler sunuyor.
Arama Motoru (Search Engine) Servisleri
AltaVista: Aralık 1995'te açılan servis, kapsamlı ve popüler bir arama motoru olmayı sürdürüyor. Kayıtlarında 250 milyon sayfa var. Güçlü arama seçenekleri sunuyor. Ask Jeeves ve Open Directory servislerinden aldığı sonuçları da kullanıyor.
Fast Search: Mayıs 1999'da açılan servis, tüm Web sayfalarını indekslemeyi hedefliyor. Kayıtlarındaki 300 milyon sayfa ile şu anda en geniş kapsamlı arama motoru konumunda.
Excite: 1995 sonlarında açılan servis, hızla büyüyerek rakipleri Magellan ve WebCrawler servislerini satın almış. Kayıtlarında 214 milyon sayfa var. En popüler servislerden biri.
Northern Light: Ağustos 1997'de açılan servisin kayıtlarında 211 milyon sayfa bulunuyor. Arama sonuçlarını konulara göre gruplayabiliyor.
HotBot: Popüler bir arama motoru. Arama sonuçları Direct Hit, Inktomi ve Open Directory servislerinden geliyor.
Direct Hit: Bu servis, arama sonuçlarında kullanıcıların tıkladığı adresleri üst sıralara yükseltiyor, böylece en popüler sayfaların önce gösterilmesini sağlıyor.
Google: Arama sonuçlarında, link verilen Web sayfalarına öncelik tanıyan bir arama motoru. Genel kelimeleri aratarak kaliteli sayfalara ulaşmak için faydalı bir servis.
GoTo: Bu servis, diğerlerinden farklı olarak, arama sonuçlarında üst sıralarda görünmek isteyen firmalardan bir ücret alıyor. Ücretsiz olan arama sonuçları ise Inktomi kaynaklı.
Inktomi: Inktomi'de doğrudan arama yapma imkanı yok. Diğer pek çok arama servisi Inktomi'nin kayıtlarından faydalanıyor, ama filtreleme ve sıralamanın değişik olması nedeniyle her birinde az çok farklı sonuçlar görülebiliyor.
Rehber (Directory) Servisleri
Yahoo : 1994'te açılan servis, 150 editörü ve kayıtarındaki 1.2 milyon link ile, insanlar tarafından derlenmiş en iyi Web rehberlerinden biri durumunda. Arama sonuçlarında Inktomi'den faydalanıyor.
LookSmart : İnsanlar tarafından derlenmiş bir Web rehberi. 200 editörü ve 1 milyon link kaydı var. AltaVista'dan aldığı arama sonuçlarını da kullanıyor. MSN search, Excite ve diğer ortaklarına da rehber kayıtlarını veriyor.
Open Directory : NewHoo adıyla 1998'de açılan servis, binlerce gönüllü editör ile çalışıyor. Kayıtlarında 950 bin link var. Netscape tarafından satın alınmış, ama lisans anlaşmasıyla diğer servislere rehber kayıtlarını kullandırtıyor.
Snap : Looksmart gibi, insanlar tarafından derlenmiş ve Yahoo'ya rakip bir Web rehberi. 600 bin link kayıdı var. Arama sonuçları Inktomi destekli.
Go/Infoseek : Rehber özelliği taşıyan servis, eski Infoseek servisinin arama yeteneklerini de kullanıyor. Kayıtlarında 500 bin'den fazla link bulunuyor.
Lycos : Bir arama motoru olarak başlayan bu servis, sonradan rehber modeline geçmiş. Open Directory ve Direct Hit servislerinden aldığı sonuçlardan sonra, kendi kayıtlarındaki sayfaları da gösteriyor. Satın aldığı HotBot, ayrı bir servis olarak hizmet vermeyi sürdürüyor.
MSN Search : Microsoft'un arama servisi, öncelikle LookSmart olmak üzere, AltaVista ve DirectHit servislerinden faydalanıyor.
Netscape Search : Netscape'in arama sonuçları, öncelikle Open Directory servisinden ve kendi kayıtlarından, sonra da Google servisinden geliyor. 

Proxy Servisleri Nedir?
Proxy servisi, internet üzerindeki yerel bir ağ (ya da internete bağlı bir bilgisayar) ile, dış dünya arasındaki ilişkiyi sağlayan bir yardımcı geçiş (gateway) sistemidir. İki amaç için kullanılabilirler :

Bir proxy servisi (sunucusu), sizin adınıza (proxy'nin kelime anlamı VEKİL'dir) sizden aldığı "internet'ten bilgi alma" isteklerini yürütür ve sonucu yine size iletir. Ancak, aynı anda, bu bilgilerin bir kopyası da (cache),bu proxy sunucusu üzerinde tutulur ve bir dahaki erişimde kullanıcının istediği bilgiler doğrudan ilgili siteden değil de, proxy servisinden gelir; dolayısıyla, iletişim daha hızlı olur. Internet'e erişim için mutlaka bir proxy servisine ihtiyaç yoktur, ancak, size en yakın bir servis noktasındaki proxy servisini kullanmanız, internet erişiminizi birhayli hızlandıracaktır. Özellikle evinizden modemle internete erişiyorsanız, proxy servislerini kullanmanız performansınızı arttırır. Çünkü, istediğiniz bilgileri, dış bağlantı hızı daha fazla olan proxy bilgisayarı sizin adınıza alır, siz de kişisel bağlantınızla bu bilgilere daha hızlı erişmiş olursunuz.
Firewall-güvenlik sistemlerinin kullanıldığı yerlerde, kullanıcıları çıkışları tek bir makine üzerinden olabilir. Bu durumda proxy servis makinesi sadece bir aracı olarak çalışır.
Proxy servisi kullanmanın avantajı çoktur. Herhangi bir siteden istediğiniz bir bilgi (web sayfası, ftp dökumanı vb) eğer kullandığınız proxy servisinde henüz depolanmamışsa, bu bilginin olduğu siteden alınır ve size iletilir. Ancak, daha sonra başka bir kullanıcı (ya da siz) aynı dökümanı/bilgiyi istediğinizde, ilgili döküman/bilgi proxy servisinde depolandığı (cache) için, doğrudan oradan size iletilir ve erişiminiz de çok daha hızlı olur.

Proxy servisleri, uluslararası internet bağlantılarındaki yoğunluğu azaltmak, erişimleri hızlandırmak ve ağı daha etkin kullanmak için çok yararlı araçlardır.

SEO (Search Engine Optimization) Nedir ?
SEO Ingilizce karşılığı olan Search Engine Optimization veya Search Engine Optimizer kelimesinin karşılığıdır. Türkçe olarak Arama Motoru Optimizasyonu anlamına gelir. Site yada sayfanız için yaptığınız her türlü optimizasyon işlemin genel adıdır.
Site veya sayfalarınızın Arama Motorları tarafından daha kolay bulunup indekslenmesı ve Arama Sonuç Sayfalarında (SERP) üst sıralarda çıkmasını sağlamak amacıyla site veya sayfalarınıza uygulanan işlemlerdir.Sitenizin içeriği ne kadar iyi olursa olsun, insanlara bunu tanıtamadıktan sonra yapılan tüm emekler, boşa gitmektedir. Sitenizi insanlara tanıtmanın en kolay yolu arama motorlarıdır.Arama motorlarındada hak ettiğiniz doğru yeri alabilmek için,
Search Engine Optimization kurallarını bilmek ve sitemize uygulamak gerekmektedir.

Genel olarak web sitelerinizde şunlara dikkat etmeniz gerekmektedir.

1.Özgün İçerik
2.Arama Motorlarının Kolay Kaydedebilceği sayfalar yapınız. Kolaydan kasıt flash ile yapılmış veya bol resim içeren siteler sevilmez, bunun yerine gerekli yerlerde resim kullanarak daha çok metin içeren ve bilgi sunan sayfalar yapınız.
3. Web sitelerinizin meta tag ayarlamalarını tamamen içeriğiniz ile ilgili olsun, sayfa içeriği ile ilgisiz ayarlamalar size fayda sağlamaz.
4.Bol bol döküman okumak.

Alan Adı Nedir?
Alan adı, Internet'e bilgi sunan bir bilgisayarın veya hizmetin adıdır. www.bilisimterimleri.com, news.istanbul.edu.tr, ftp.netscape.com birer alan adıdır (Bunlar sırasıyla Web sitesi, haber sunucusu ve FTP sunucusu alan adlarına ait örneklerdir).
Bunlar kayıtlı birer isimdir ve şirketler genelde kendi şirketlerinin isminde alan adı alırlar. Burada, örneğin www.superonline altalan adı (subdomain) olarak anılır; com alan türünü gösterir. Bir alan adının sonunda tr, hk, au gibi ülke kodları yoksa o alan adı büyük olasılıkla ABD'deki bir bilgisayarda yer alır; ancak bu bir zorunluluk değildir. Örneğin Superonline sitelerinin alan adlarında tr uzantıları bulunmamakla birlikte, sunucuları Türkiye'dedir. Birkaç ülke kodu sayarsak:

tr Türkiye
uk İngiltere
ca Kanada
de Almanya
jp Japonya
tw Tayvan

Alan türleri ise o sitenin nasıl bir kuruluşa ait olduğunu gösterir. Birkaç alan türü sayarsak:

com Ticari kuruluş veya şirket
co Ticari kuruluş veya şirket (İngiltere ve Yeni Zelanda'da)
edu Eğitim kurumu
gov Devlet kuruluşu
mil Askeri kuruluş
net Internet hizmeti sunan kuruluş
org Kar amacı gütmeyen kuruluş

Bookmark nedir?
Web üzerinden sıkça bağlandığımız servislere ait URL satırlarını saklamamımızı, böylece tek seferde o uzun URL satırını yazmadan ilgili servise erişmemizi olanaklı kılan bir özelliktir ve tüm Web Browser'larda bulunur. Browser'lardaki "Add Bookmark" benzeri bir seçenek kullanıldığında o an bulunduğumuz noktaya ait URL satırı bir "Bookmark" olarak kaydedilir. Bookmark, genellikle, kullandığımız Web Browser menüleri arasında ayrı bir menü olarak görünüz ve her eklediğimiz URL, ilgili menüye ilave 1 satır ekler. Bookmark'ları harici (bir yere bağlğ değilken) olarak ta oluşturmak mümkündür. Bookmark, çok yararlı bir mekanizmadır. Mutlaka kullanmaya çalışmalıyız. msie 'de, Bookmark yerine "Favorites" (Favori Linkler?) kullanılmaktadır. Kullanımı "Bookmark" ile aynıdır.

CGI Nedir?
CGI (Common Gateway Interface), Web Servisleri ile bu servislerin dışındaki programlar arasında etkileşim (ortak çalışma) platformu oluşturmak için geliştirilmiş bir standarttır. CGI, aslında bir programdır. Web'in statik yapısına, HTML kodu içinden çağrılan CGI programları dinamik bir nitelik kazandırmaktadır. En popüler CGI uygulamalarından birisi Web Sayaçlarıdır. Web sayfalarını kaç kişinin ziyaret ettiğini saptayan küçük uygulamalar dış program olarak, bir web sayfası içinden çağrılabilir. CGI programları gerçek zamanlı çalışırlar. CGI'lerin önemli uygulama alanlarından birbaşkası da, web üzerinde doldurup gönderilen formlar üzerindeki bilgileri server tarafında değerlendirip kullanıcıya cevabı göndermektir.

CGI programları "çalıştırılabilir" kodlar olduğundan, bir başkası, kolaylıkla sizin sisteminizde program çalıştırabilir!! Bu yüzden, cgi kodları sistemde özel yerlerde tutulur ve o sistemin görevlilerinin denetimi altındadır.

CGI programları herhangi bir dilde yazılabilir : C, Fortran, Pascal, C++, Perl, Unix Shell, Visual Basic vb. CGI eğer C ya da Fortran gibi bir dilde yazılırsa, derlenmelidir. Perl ya da Unix Shell gibi ortamlar ise script ortamlardır ve bu şekilde yazılmış CGI Script'ler doğrudan çalıştırılabilir.

Özellikle Java ve JavaScript kullanımlarının yaygınlaşması, CGI'nin ilk zamanlardaki popüleritesini azaltmıştır. Öte yandan, CGI programları/scriptleri, bulundukları sistemde saklıdırlar ve çalıştıklarında o sistemin kaynaklarını kullanırlar. Oysa Java Appletleri ve JavaScript, doğrudan HTML döküman içinde onu çağıran web listeleyicisine gelirler ve burada icra edilebilirler. Bu da, Java Applet ve JavaScript'in CGI'ye göre önemli bir avantajıdır.

Intranet Nedir?
Intranet, sadece belirli bir kuruluş içindeki bilgisayarları, yerel ağları (LAN) ve geniş alan ağlarını (WAN) birbirine bağlayan, çoğunlukla TCP/IP tabanlı bir ağdır. Yani, küçük Internet!, Internet'in daha özel bir hali. Intranet'ler gateway'ler ile diğer networklere bağlanabilir. Temel oluşturulma amaçları, kuruluş bünyesinde bilgileri ve bilgi işlem kapasitesini paylaşmaktır. Intranet'ler, şirket(ler) içi tele-konferans uygulamalarında ve farklı birimlerdeki kişilerin biraraya gelebildiği iş gruplarının oluşturulmasında da kullanılırlar.

Intranet'ler üzerinden HTTP, FTP vb gibi pek çok protokol uygulamaları çalıştırılabilir. Günümüzde, Intranet'ler içinde, Web erişimi ile kaynakların kullanımı oldukça yaygındır.

Bazı şirketlerdeki intranet'lerden, "Firewall" sistemleri üzerinden (bazı emniyet tedbirleri ile), Internet çıkışı da yapılmaktadır. Bu sayede, her iki yönde de ileti trafiği kontrol edilebilmekte ve güvenlik sağlanmaktadır.

Bedava Program (shareware) Nedir?
Kullanıcıların Internet'i en yoğun kullandığı alanlardan biri bedava programlar edinmektir. Çeşitli shareware ve download arşivlerinde bulunabilecek bedava programlar kullanım şekilleri açısından farklı kategorilere ayrılabilir. Örneğin bazı programcıların veya yazılım firmalarının herkes kullansın diye yazıp ücretsiz dağıttığı, tam sürüm programlara freeware deniyor. Bunları hiçbir sınırlama olmadan kullanabilirsiniz.
Belirli bir süre (15 gün, 30 gün vs.) kullanım izni olan programlara shareware adı veriliyor. Bunların bazıları bu süre bitiminde kullanılamaz hale geliyor. Bazıları ise kullanılabiliyor ama açılışta çıkan ekranlarla kullanım süresini aştığınız belirtilerek, kayıtlı kullanıcı olmadan kullanmakla pek doğru bir iş yapmadığınız size hatırlatılıyor. Bir de bazı firmalar isterlerse shareware sürümlerinde ticari sürüme göre bazı özellikleri kısıtlarlar.

Shareware ile çok benzer olan, ancak kaydetme gibi hayati özellikleri kısıtlanmış programlara ise genelde demo adı veriliyor. Uzun süre önce üretilmiş artık gözden düşmüş bazı yazılımlar üreticisi tarafından artık ücretsiz sunuluyorsa buna da abandonware adı veriliyor. Ancak shareware daha çok kullanılan bir isim olduğundan, her tür bedava yazılımın bulunduğu sitelere Shareware arşivi diyoruz.

Sunucu(Server)= Sunucular normal bilgisayarlara benzeyen, ancak islem ve veri transferi yapmaya yardimci olan güçlü makinalardir. Sunucularin bilgisayarlardan en büyük farki herhangi bir ağa bağlı olmalaridir. Bu sayede ağ üzerinden bu sunuculara ulasilmakta ve sunucu üzerinde yer alan bilgilere erisilebilmektedir.

Bandwidth= Bandwidth yani bant genisligi web sitenizin kullanabilecegi veri transferine verilen isimdir. Ziyaretçileriniz, web sitenizi ziyaret ettiginde burada yer alan dosya boyutlari kadar veri indirir. Indirilebilen veri bandwidth ile ayarlanir.

POP3 Posta= POP3 posta sistemi ile, e-postalarınıza web tarayicinizdan ulasabileceginiz gibi Outlook Express, Outlook vb. yazılımlarla ulaşmak.

MAC adresi (donanım numarası)= Ethernet kartları üretilirken verilen değişmez numaralardır.

İNTERNET DİLLERİ:

HTML/DHTML
CSS
ASP
ASP.NET
PHP
CGI/PERL
XML
JSP
JavaScript
VBScript

www= World Wide Web

İntranet= Bir kuruluşun çalışanları arasındaki iletişimi sağlamak amacıyla oluşturulmuş ağ.

http= Hyper Text Transfer Protocol

Downloading= Ağ üzerindeki bir bilgisayardan kendi bilgisayarınıza dosya aktarma işlemidir.

Uploading= Bir dosyayı kendi bilgisayarından ağ üzerindeki bir başka bilgisayara aktarma işlemidir.

Host= Web adresinin servis sağlayıcıda tutulması sürecidir.

HTML Editörleri= Web sayfası hazırlamak için bu işi kolaylaştıran yardımcı bilgisayar programlarıdır. Kolay web sayfası hazırlama sihirbazları(wizard gibi) araçlar içerirler.

Web publishing= Hazırladığımız sayfaları bir web sunucusuna (FTP ya da HTTP protokolü ile) gönderebilmek için gerekli araçlara denir.

IP= Internet'te her bilgisayarın bir IP (Internet Protokol) adresi vardır. Tipik bir IP adresi, noktalarla ayrılan dört rakamdan oluşur; örneğin, 212.156.4.20. Bir bilgisayarın IP adresi varsa, Internet üzerindeki tüm bilgisayarlar bu adresi kolayca bulur. Yani bir sitenin IP adresini biliyorsanız, Web tarayıcınıza bu adresi yazarak da bağlanabilirsiniz. Ancak bu rakamları akılda tutmak zor olduğundan her bir IP adresine karşılık gelen alan adları verilmiştir. Çoğu Internet Servis Sağlayıcılarda bulunan özel sunucu bilgisayarlardan (Alan Adı Sunucuları - Domain Name Server- DNS) oluşan bir ağ, hangi alan adının hangi IP adresine karşılık geldiği bilgisini tutar ve kullanıcıları doğru adreslere yönlendirir. Internet'te trafiğin işlemesi bu IP adreslerine bağlıdır. Böylece hiçbir karışıklık olmaz. Siz de Internet'e bağlandığınızda bilgisayarınıza bir IP adresi atanıyor. Ancak çoğu kullanıcının IP adresi dinamiktir, yani servis sağlayıcınızda o an boş bulunan bir IP adresi atanır. Bu yüzden her bağlantıda IP adresinizin son numarası değişir. Kendi IP adresinizi, Internet'e bağlıyken Windows'ta Başlat*Çalıştır satırına winipcfg yazıp Enter tuşuna basarak öğrenebilirsiniz.

Bazı IP adresleri sabittir (static IP), yani IP adresleri hiç değişmez. Bir Web sitesinin adresi her yazıldığında bulunabilmesi için IP adresinin sabit olması gerekir.IP Adresi Bir bilgisayara kullanıcı tarafından atanmış olan 32 bitlik bilgidir. Bu bilgi genelde rakamlardan oluşur. Ipv4 ve Ipv6 olmak üzere iki çeşit IP adresi mevcuttur. Bu IP adresleri birbirlerinden nokta ile ayrılırlar ve her bir nokta ile ayrılmış bölüme oktet denir. IP adresleri her biri onlu sayı 0 ila 255 arası bir sayıdır. Bu sayede farklı yerlerde bulunan bilgisayarların birbirleri ile daha sağlıklı haberleşmesi sağlanır. Aynı zamanda bilgisayarların internet protokolu üzerinden çalışmasını sağlayan tanımlamalardır.

Örneğin; 194.27.200.20 IP adresi, dört oktetten oluşur ve her bir oktet 8 bit olarak (ondalık tabloya göre) hesaplanır.

NOT: IP adresleri her zaman Ipv4 standartlarına göre 4 oktetten oluşmaktadır. Ipv6'da bu değişiktir.
Desimal gösterim : 123. 45 . 35 .122
İkili Gösterim : 11001010. 00101010 . 00100101 . 11010010
IP adresleri ise kendi aralarında iki bölümden oluşurlar. Bu bölümlere NetID ve HostID adı verilir.

NetID: Bilgisayarın bağlı bulunduğu ağı IP adresi üzerinde tanımlayan bölüme NetID denir.
HostID: Ağ içerisindeki bilgisayarların birbirinden ayrılmasını sağlayan IP Adresi değerine ise HostID denir.

IP Adresleri temel olarak A, B, C diye (standartlara göre) 3 sınıfa ayrılırlar.
A Sınıfı: 127 ağ ve 16,77,214 bilgisayar tanımlanabilir.
B Sınıfı: 16,383 ağ ve 65,534 bilgisayar tanımlanabilir.
C Sınıfı: 2,097,151 ağ ve 254 bilgisayar tanımlanabilir.

Bir network üzerinde bulunabilecek bilgisayar sayısı IP adresinin HostID alanına bağlıdır. HostID'in bit sayısı arttıkça ağın birleşeceği bilgisayar sayısı da artmaktadır. Bunlar dışında iki IP Sınıfı daha vardır;
D Sınıfı: Multicasting için kullanılır
E Sınıfı: Gelecekte kullanmak üzere rezerve edilmiştir.
Network mühendisi; TCP/IP yazılımını bilgisayarlara yükleyerek, üzerinde bulunan her bir kartın IP adresini tanımlar.
Bir IP adresi 32 bit uzunluğundadır. Diğer bir deyişle 8 bitlik 4 kısımdan oluşmaktadır. Her bir kısım binary (ikili) olarak da ifade edileceğinden dolayı desimal olarak 0-255 arasında, ikili olarak da 0000000 ile 11111111 arasında değer almaktadır.
Sınıf İlk bölüm sayıları
A 1-126
B 128-191
C 192-223

Örneğin; 111.192.110.1 bir A sınıfı IP adresidir. 131.192.110.1 bir B sınıfı IP adresidir. 194.192.110.1 ise bir C sınıfı IP adresidir.

ADSL
ADSL ( Asimetrik Sayısal Abone Hattı ) Asymmetric Digital Subscriber Line sözcüklerinin baş harflerinden oluşan ADSL, mevcut telefonlar için kullanılan bakır teller üzerinden yüksek hızlı veri, ses ve görüntü iletişimini aynı anda sağlayabilen bir modem teknolojisidir.

Geniş bant erişimi sağladığından dünyada internet kullanıcıları tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır.

ADSL’de telefon hattı üzerinde kapasiteyi daha verimli kullanmak amacıyla sayısal kodlama teknikleri kullanılır.

Asimetrik yapısı nedeniyle internet ya da benzer veri kaynaklarına ulaşıp tek yönde veri aktarımı yapmak isteyen müşteriler için en elverişli uygulamadır.

ADSL ile yüksek hızda kesintisiz internet erişimi, hem de sabit ücretle kullanıcıların hizmetindedir. Üstelik, kullanıcılar aynı telefon hattı üzerinden aynı anda telefonla konuşma imkanına sahiptirler.

Genellikle İnternet ihtiyaçlarını dial-up bağlantı (maksimum hız 56Kbps) ile sağlayan küçük ve orta ölçekli işletmeler düşük hız ve yüksek fatura gibi problemlerle karşı karşıyadır.

ADSL, yeni bir telefon hattı çekilmeden, mevcut telefon hattı üzerinden hizmet vermekte olup, analog dial-up bağlantıya göre hem hız, hem de teknolojik üstünlüklere sahiptir.

Yüksek Hızda İnternet Erişimi
ADSL, Internet kullanıcısına minimum 128/32Kbps’a, maksimum 2048/512 Kbps hız imkanı sağlar.

24 Saat Kesintisiz Bağlantı
ADSL, Internet kullanıcısına sürekli bağlantı olanağı sağlar...
Aynı Telefon Hattı Üzerinden Konuşma
ADSL, Internet kullanıcısına aynı telefon hattı üzerinden ikinci bir telefon hattına gerek kalmadan aynı anda konuşma olanağı sağlar.

Size Özel Hat
ADSL ile İnternet kullanıcıları kendilerine ayrılmış olan özel bant genişliğini kullanırlar. İnternete erişirken hattın meşgul olması ya da hızda azalma gibi bir durum söz konusu olmaz.

Sayısal Teknoloji
ADSL, İnternet kullanıcılarına sayısal teknolojinin sağladığı tüm olanakları sunar.İnternete bağlanamama, kesinti, hızda azalma gibi durumlar ortadan kalkar.

Sabit Ücret

ADSL, Internet kullanıcısına sabit ücretle Internet erişimi sağlar...

Güvenli Internet Erişimi

ADSL, Internet kullanıcısına güvenli Internet erişimi sağlar... ADSL’de, Kablo TV’deki paylaşımlı bant aralığı üzerinden Internet erişiminde söz konusu olan güvenlik risklerinin hiç biri yoktur.

<<Geri İleri >>